Ben ilk gördüm şok oldum. Evet ADSL tam 9.99 YTL. Bir önceki yazım ADSL’de Neler Oluyor‘da bahsetmiştim ADSL fiyatlandırmaları ve politikalarından. İşte yeni bir örneği.
Evet şok oldum ilk okuyunca 9.99 YTL’ye ADSL diye ancak heyecanım fazla uzun sürmedi. Kısaca Superonline ve Tellcom (hat alana bedava adsl veren firma) birleşip bir kampanya yapmışlar ve 24 ay geleceğini ipotek altına alana ve bununla beraber modem almayana 5 ay boyunca ADSL 9.99 YTL demişler. Tabi bu fiyat 1Mbit 4GB kotalı paket için geçerli.
Herneyse ayrıntıları bu adresten öğrenebilirsiniz.
Günlerdir bir şeyler yazmaya fırsatım olmuyor. Aslında çok şey hazırladım Word’de duruyor ama bloga eklemiyorum. Bunun bir sebebi var tabi. :)
Bu aralar hummalı bir şekilde yeni bir proje üzerinde çalışıyorum. Daha doğrusu çalışıyoruz diyelim. Çünkü bu hazırlandığım projede çılgın yazılımcı Mehmet Soylu ve domain yenilemeyi unuttuğu için iki gün boyunca beni strese sokan Eren Yalçındağ’ın destekleriyle hazırlık çalışmalarını yapıyorum. Alt yapı çalışmaları halen sürüyor ve bir miktar daha bu çalışmalara zaman ayırıp kafa patlatacağım gibi görünüyor.
Yapacağım projeden biraz bahsetmek isterdim ancak maalesef şimdilik bahsedemeyeceğim ancak ileride yayın hayatına başladığında uzun uzun açıklamalar yapacağım tabiki.
Bunun dışında yeni sezonun başlamasına 1 ay kala diğer çalışmalarımada hız vermiş bulunmaktayım. Bu seneye dair yapacağım özel çalışmalar bir hayli fazla ve bir hayli çalışma gerektiren işler onlarada en kısa sürede başlayıp devamını getireceğim.
Şimdilik bu kadar yazayım, formalitedende sitemizi güncellemiş olalımda sonra Googlebot girip “bir şey yok” demeden çıkmasın. Olur ya sıralamalarımızı falan düşürür. Ne gerek var? :)
İki gün önceki yazımda Weblebi’nin iflas ettiğini duyurmuş ve bu konudaki düşüncelerimi paylaşmıştım. Ayrıca yorumlarıyla fikirlerini belirten arkadaşlarımada teşekkür ediyorum. Bugün bu olaya farklı bir açıdan bakacağım.
Weblebi İyi Mi Etti?
Ne zamandan beri iflas etmek, müşterileri mağdur etmek iyi oluyor demeyin. Bence gayet iyi oldu. Kim için? Bundan sonra alışveriş yapacaklar online alışverişciler için. Gerçi her ne kadar bir dönem -belki uzun belki kısa- güven sıkıntısı çekilsede er yada geç sektör eski haline dönecek. Peki o zaman ne olacak?
İşte Gelecekde E-Ticaret:
- Alışveriş siteleri artık müşteri memnuniyetli çalışacak.
- Çalışan sayılarını artırıp daha kaliteli hizmet sunulmaya çalışılacak.
- Stok bulundurmayanlar tedarikcilerle daha katı ve yükümlülüğü ağır olan anlaşmalar yapacaklar. Tedarikci’nin göndermeme veya geciktirme gibi bir lüksü olmayacak.
- Bomba indirimler olacak.
Şimdi bu maddeleride teker teker inceleyelim.
1- Alışveriş siteleri artık müşteri memnuniyetki çalışacak
Bir çok alışveriş sitesi var. Mailine bakmayan, telefonları açmayan, daima meşgul olan vs… İşte bunlar hemen kendilerine çeki düzen verip müşteriyi telefonda bekletmemeye, 7-24 maillere cevap vermeye çalışacaklar. Böylece müşterinin güvenini sağlayıp ayağını alıştırmaya çalışacaklar.
2- Çalışan sayılarını artırıp daha kaliteli hizmet sunulmaya çalışılacak
Sanal ortam olduğu için bir firmada kaç kişinin çalıştığını göremiyoruz ancak bazıları var ki 3-5 kişiden oluştuğu ve bir ev ortamında gerçekleştiğini düşünmemek için hiç bir sebep yok. Daha hızlı tedarik, daha hızlı stok destek ve daha iyi memnuniyet için çalışan sayısı artırılacak. İki gün öncede bahsetmiştim, HepsiBurada’da tedarikci usulüyle çalışmasına rağmen gayet başarılı götürüyor. En azından göze batmıyor. İşte bunun sebebide çalışan sayısının çok oluşu. Kim diyebilir ki destek maili gönderdim cevap gelmedi? Aradım, kimse çıkmadı?
3- Stok bulundurmayanlar tedarikcilerle daha katı ve yükümlülüğü ağır olan anlaşmalar yapacaklar
Maalesef biz Türklerin ticaret anlayışları bir gariptir. Ödeme alana kadar taklalar atılır. Ancak ödemeyi alınca az önceki insan yok olur ve yerine başkası gelir. Satana kadar ürün öyle bir anlatılırki büyüleniriz. Ama satıldıktan sonra basit bir sorunda bile siz havada yüzlerce takla atmak zorunda kalırsınız. İşte bu mantık bizde olduğundan dolayı bir çok tedarikcinin kaba tabirle “salladığını” düşünmüyorum. Nasolsa sattım, parasını alacağım mantığı.
4- Bomba indirimler olacak
Buna sakın “hadi canım” demeyin. Hemde çok bomba indirimler olacak. Weblebi gitti, pastanın dilim sayısı çoğaldı. Herkes o dilimin peşine düşecek. Ki ilerde daha çoğu sitenin sonu Weblebi gibi olacak. Herkes bu dilimleri kapmak isteyecek ve en ilkel çağlardan beri uygulanan sistem yani “promosyon ve indirimler” sayesinde müşteri çekilmeye çalışılacak. Bilmeyenler için HızlıAl örneğini hatırlatıyım. Kendileri 25 YTL’lik USB Flash Belleği 5 YTL’den satarak, ara sıra stok fazlalarında büyük indirimler yaparak bugüne geldiler. Bunu herkes yapacak. Yeri gelip tedarikcinin, yeri gelip kendi komisyonlarının oranını düşüreceklerdir. Bu çokda mantıklı. Örneğin bir kitap satıcısı arada dağıtıcı yok şu yok bu yok. Bas ve sat.
Yukarıda gördüğümüz tüm maddeler tüketici açısından olumlu. Peki e-ticaret siteleri ne yapacak? Bunun cevabınıda gün içinde vereceğim. :)
ADSL, biz Türkleri yıllar önce Dial-Up işkencesinden kurtaran “hızlı” internet bağlantısı. “Hızlı” dedim çünkü Dünya bugün bizim kullandığımız 1-2mbit bağlatıları kullanırken biz 128kpbs hızına “hızlı” sıfatını ekleyip devrim niteliğinde büyüttük.
Aylar geçti, yıllar geçti bizim ADSL hızlanmaya başladı. Tarifeler birbirini katladı ve nihayet en düşük hızımız 1mbit’e ulaştı. 1mbit download 256kbps upload. Yani hatların sağlam, Türk Telekom santraline yakınsan ve portlar boştaysa 120kb ile download edip 25,6kb ile internete dosya yükleyebilirsin. Gel görki “tarih tekerrürden ibarettir” sözü gene doğru çıktı. Biz 1mbit’e 49 ytl verirken adamlar daha düşük fiyata 20 kat hızlısını kullanıyorlardı. Şu anki tespitlerimde Japonya’ya falan gitmedim. Sadece Avrupa ülkelerinden bahsediyorum.
Gene aylar geçti, yıllar geçti tüketici zorunlu bir şekilde memnun(!) dağıtıcı zaten milyar dolarlar kazanıyor onlar dünden memnun tıngır mıngır sorunlu interneti dayadılar bize. Hep vaadler duyduk “kullanıcı 1 milyona ulaşsın bak nasıl indirimler olacak.”Oldu mu? Evet 24 ayımıza ambargo koyup 4.99 YTL’lik bir indirim aldık. Sonra dedilerki “kullanıcı 4 milyona ulaşsın sudan ucuz olacak.” Ne oldu? 24 ayımıza bir ambargo daha 9,99 YTL indirim tabi buda sadece büyük paketlerde. Sonra dedilerki “4mbit internet geliyor.” Geldi mi? Geldi. Aylarca tüm ADSL kullanıcıları yurtdışı çıkışlarında olmadık sorunlar yaşadılar. Vel hasıl gel zaman git zaman VDSL denen icat geldi. Sonuç? Parası olan alır, olmayanın 16mbit download ile ne işi varmış dediler gene ağzımızı açmadık.
Pazar büyüdü, kullanıcı sayısı arttı derken rekabet hiç olmadı. Öyle yada şöyle Türk Telekom daima “kasa” modunda daima kazandı. Değişen hiçbir şey olmadı.
Bir kahraman çıktı. Arkasında Turkcell ile. Tellcom hayatımıza girdi. Onlarda dedilerki Quiknet, yani fiber optikle internet. Eh onlarda piyasaya uydu ve “zengin bölgeleri” olarak nitelendirilen sitelerde hizmet vermeye başladılar.
ADSL’in hikayesi daha uzun ancak burada bitirip konumuza dönelim. Piyasa büyüdükce değişim arttı indirimler gelmeye başladı. İşte bu indirimlerden sektörün son göz ağrısı Turk.net’in kampanyalarından bahsedeceğim. Arkasında NetOne Telekom var. Kurumsal kullanıcılar daha çok tanır NetOne’ı birçoğunun sunucusu oradadır. Hizmetleride iyidir bildiğim kadarıyla.
Şimdi Turk.net ve TTNet ADSL paketlerini karşılaştıralım.
Sözleşme?
Turk.Net: 24 Ay
TTNet: 24 Ay
1 Mbit/4 GB Kotalı:
Turk.Net: Yıl sonuna kadar 14.99 YTL / Sonrasında 29 YTL
TTNet: 29 YTL
1 Mbit Limitsiz:
Turk.Net: 44 YTL / 24 Ay Boyunca
TTNet: 49 YTL
2 Mbit Limitsiz:
Turk.Net: 55 YTL / 24 Ay Boyunca
TTNet: 69 YTL
Sonuç olarak aradaki fark bu şekilde. Ancak şu 24 ay sözleşme işini anlayabilmiş değilim. Yarın bir gün Türkiye’ye ADSL alanında büyük bir şirketin girip çok daha ucuz fiyatlardan sağlamayacağını kim garanti edebilirki. Eğer böyle bir şey olursa 24 ay sözleşmeliler ne yapacak? Gerçi Vodafone’da tüketicilerin büyük umuduyla gelmişti ama bir şey değişmedi.
Sonuç olarak yeni ADSL bağlatacak kullanıcılar Turk.Net’in bu kampanyasından yararlanabilirler. Ama bana sorarsanız 24 ayıma ambargo koymak akla mantığa sığmıyor.
THY, sitesinin bir kısmını yeni bir arayüze kavuşturdu. Şimdilik sadece rezervasyon ve online bilet sorgu bölümünün arayüzü değişmiş. Ancak ileride tamamiyle değişeceğini düşünüyorum. En azından daha anlaşılması kolay bir arayüz sunarlarsa ben dahil herkesin memnun olacağı düşüncesindeyim.
Wednesday, August 27, 2008
1 Yorum